İçinde bulunduğumuz 21.yüzyıl için bilgi çağı diyebiliriz. İnternet, televizyon, radyo vb. kitle ulaşım araçlarıyla, özellikle internet, yoğun bir bilgi bombardımanına maruz kalmaktayız. Tüm bu bilinçli ve bilinçsiz etkileşimin sonucunda öğrenme meydana gelmektedir (Keleş ve Çepni, 2006). Öğrenmeyi her bir yaklaşım farklı olarak ele almaktadır ancak nörofizyolojik yaklaşım öğrenmeyi beyinde biyokimyasal bir değişim olarak açıklamaktadır (Özden, 2003).
Müziğin beyin ve öğrenme üzerindeki etkisi nörologların uzun süredir üzerinde durduğu bir konu. Müzik tıpkı satranç ve matematik gibi beyinde yoğun işleve sahip bir aktivitedir (Ayata ve Aşkın, 2009). Müziğin eğitim üzerinde kullanılması, iyi müziğin öğrenmeyi kolaylaştırdığı, Konfiçyus’tan Farabi’ye kadar uzanmaktadır (Başer, 2004). Müzik yapmak, işbirliği, koordinasyon ve takım çalışması gerektirdiği için sosyal zekanın gelişmesine katkıda bulunmaktadır (Ayata ve Aşkın, 2009).
Müzik eğitimi kişinin, kritik düşünme, analitik zeka gibi konularda geliştirmesinin yanı sıra işbirlikçi çalışmayı öğrenmesi sayesinde akademik becerilerinde gelişimi desteklemektedir (Şendurur ve Barış, 2002). Mozart Etkisi, müziğin zekanın üzerindeki etkisine verilebilecek en iyi örneklerin başında gelmektedir. Yeni doğan bebeklere piyano dinletilmesi, nöronlar arasındaki bağın kuvvetlenmesini ve IQ’nun %46 oranında arttığı tespit edilmiştir(Uluğbay, 2013). Zekanın belirlenmesi konusunda, beyin hücreleri arasındaki iletişim en önemli faktörlerden biridir. Yapılan araştırmalar bizlere gösteriyor ki enstrüman kullanan biri ile enstrüman kullanmayan birinin beyinleri yapısal olarak farklılaşmaktadır(Ayata ve Aşkın, 2009).
Müzik eğitiminin öğrenmeyi ne yönde etkilediğini ölçmek isteyen araştırmacılar bazı deneyler yapmışlardır. Bunlardan bazılarını ele alacak olursak; Şendurur ve Barış (2002) yaptıkları araştırmada lise 2 ve 3.sınıf öğrencilerinden 26 kişilik bir deney grubu oluşturmuşlardır. Bu deney grubunu müzik eğitimi almış ve müzik eğitimi almamış olarak ikiye bölen araştırmacılar bir yılın sonunda iki grubun notları arasındaki farka bakıldığı zaman müzik eğitimi alan grup tüm derslerden daha başarılı olduğu görülmüştür.
Ayata ve Aşkın (2009) yaptıkları çalışmada müzik eğitimini 7 yaşından önce almış bireylerde beynin yapısında bir değişiklik söz konusu olduğu saptanmıştır. 7 yaşından sonra alınan müzik eğitimlerinin ise faydası, müzik dışındaki problemleri çözmek için de beyinde müziğin çözümlendiği alanların kullanıldığı tespit edilmiştir.
Ezcümle, yukarıda belirttiğim tüm durumlar bizlere gösteriyor ki, müzik hem sosyal zekayı, hem öğrenmeyi, hem de beynin işleyişini olumlu yönde etkileyen önemli faktörlerdendir.
Kaynakça
- Başer, F. Â. (2004). MÜZİĞİN OKUL ÖNCESİ DÖNEMDE ÇOCUK GELİŞİMİNE KATKISI. Sakarya Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, (8).
- Uluğbay, S. (2013). MÜZİK EĞİTİMİNİN ÇOCUK ZEKÂSINA OLAN ETKİLERİ. Kastamonu Eğitim Dergisi, 21(3), 1025-1034.
- Keleş, E., ve Çepni, S. (2006). Beyin ve öğrenme. Türk Fen Eğitimi Dergisi, 3(2), 66-82.
- Şendurur, Y., ve BARIŞ, D. A. (2002). Müzik eğitimi ve çocuklarda bilişsel başarı. Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Dergisi, 22(1).
- AYATA, E., ve AŞKIN, C. (2009). Müziğin beynin bilişsel fonksiyonlarına olan etkisi. İTÜDERGİSİ/b, 5(2).
- Özden, Y., (2003). Öğrenme ve Öğretme, Geliştirilmiş 5. Baskı, Pegem A Yayıncılık, Ankara