Travmaların Bireyler Üzerindeki Etkilerinin Psikopatolojik Örnekleri

Dışarıdan bireyin üzerinde fiziksel ve ruhsal beklenmedik anda gelen yaşanan bir olaydır. Fiziksel travmalar kafaya alınan darbe, kesik, yarık gibi olağan bütünlüğün dışında ki her durumdur. Ruhsal travma ise deprem, sel, yangın, savaş, ayrımcılık, boşanma, tecavüz, işkence vb. insan eliyle bilerek veya kaza sonucu yapılan travmalar ve doğal afetler vardır. Her birey yaşanan  travmatik olaya aynı tepkiyi vermez. Burada bireyin duyarlılığı ve duygusal dayanıklılığı çok önemlidir. Ruhsal travmalardan sonra çok sık görülen iki patolojik sonuç vardır. Depresyon ve travma sonrası stres bozukluğu.

Depresyon belirtileri arasında isteksizlik, halsizlik, moral bozukluğu, aşırı veya hiç uyumama, iştah bozukluğu, hayattan zevk almama vb.

Travma sonrası stres bozukluğunda ise uykusuzluk, kabus kolay irkilme ve korkma, çabuk sinirlenme, aşırı duygusal tepki verme, yaşanan travmanın tekrarlanma korkusu, anıların zihinde sık sık tekrarlanması, çevreye karşı yabancılaşma, kendini soyutlama, olayı hatırlatan durumlarda huzursuz hissetme ve kaçınma gibi davranışlar gözlenmektedir.

Travma ile spesifik ve doğrudan bağlantısı kurulan bozukluk ve durumlar:

1. Akut Stres Tepkisi ve Akut Stres Bozukluğu

2. Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB)

3. Psikolojik Uyum Bozukluğu

4. Anksiyete bozuklukları

5. Dissosiyatif Bozukluklar

6. Yeme Bozuklukları

7. Borderline Kişilik Bozukluğu

8. Alkol ve madde kullanımı

9. Depresyon (Çervatoğlu-Geyran, 2001)

DSM 5 tanı kriterleri çerçevesinde “Örselenme (Travma) ve Tetikleyici Etkenle

(Stresörle) İlişkili Bozukluklar” aşağıdaki biçimde listelenmiştir:

1. Tepkisel Bağlanma Bozukluğu

2. Sınırsız Toplumsal Katılım Bozukluğu

3. Travma Sonrası Stres Bozukluğu (Örselenme Sonrası Gerginlik)

4. Akut Gerginlik (Stres) Bozukluğu

5. Uyum Bozukluğu

Dr. Mahmut Demir (2008) ‘’ Travma sonrası stres bozukluğu (TSSB), kişinin yaşamını ve fiziksel bütünlüğünü tehdit eden bir travmayı yaşaması ya da buna tanık olması sonucunda gelişen bilişsel, duygusal, davranışsal ve sosyal bozuklukları içeren psikiyatrik belirtileri tanımlamaktadır.’’(s. 18) şeklinde araştırmasında yer vermiştir. Yapmış olduğu araştırma çocuk ve ergenlerin cinsel istismar sonrası akut stres bozukluğu ve travma sonrası stres bozukluğunun özelliklerini incelemek üzerinedir. Araştırmadan örnekle cinsel istismara maruz kalan çocuklarda görülen psikosoyal tepkilerden biri mağdurun olayın tüm sorumluluğunu üstüne alıp ‘istesem durdurabilirdim’ gibi kendine yoğun bir suçluluk duygusu yüklemesidir. Cinsel istismara uğrayan çocuklarda, istismarara uğramamış çocuklara göre yetişkin veya genç çocuklar ile daha sık ilişkiye girdikleri, oyunlarının daha çok cinsel içerikli olması, kullandıkları kelimelerin cinsel sözcük içerme yoğunluğu daha fazladır.

Köpek Gibi Büyütülmüş Çocuk adlı kitapta bulununan Tina’nın Dünyası adlı öyküden bir örnek verebiliriz. Bu vaka öyküsünde Tina henüz 7 yaşında bir kız çocuğudur. Okulda, uygun karşılanmayacak tepkiler vermiş, arkadaşlarına kendi vücudunu teşhir etmiş, seks içerikli oyunlar oynatmaya çalışmış, cinsel içerikli dil kullanmış ve saldırgan bir tavır sergilemiştir. Tine 4 yaşından 6 yaşına kadar 16 yaşında bir erkek tarafından istismara maruz kalmış çocuktur. Öğretmenin ısrarı üzerine bir çocuk psikiyatristine getirilmiştir. Tina erkek psikiyatristiyle odada kısa bir süre kaldıktan sonra ona yaklaşmış ve cinsel organına dokunmaya başlamıştır. İstismara uğrayan çocuklar da görülen bir tepkidir. Onun yanına gelen her erkek Tina ile beraber olduğu için ve evde annesinin de farklı adamlarla beraber olduğuna şahit kaldığı için erkekler Tina’nın zihninde yalnızca cinsel birlikteliği çağrıştırmaktadır. Psikiyatristin koymuş olduğu tanı travma sonrası stres bozukluğudur.

Travma sonrası stres bozukluğuna ülkemizde yaşanan doğal afetler açısından da örnek vermek mümkündür. 17 Ağustos 1999 depremi, 2014 Soma faciası, 30 Ekim 2020 İzmir depremi ve son olarak yakın tarih de Akdeniz ve Ege’de yaşanan orman yangınları. Bu yaşanan afetler sonucunda Türkiye nezdinde olayları değerlendirecek olursak, destek olarak yetersizliğimiz, doğal afetler karşısında hazırsız olmamız bireyler için stres seviyesinin artmasına daha fazla korku ve endişe duymalarına sebep olmaktadır. İzmir depremin de afet bölgesine bir anda yığılan yiyecek, içecek, giyecek, yorgan vb. o an hayatta kalmaya yarayacak temel ihtiyaçlar yığınla karşılanırken sonrasın da afet zedelerine hiçbir yardım yapılmaması, travmaya maruz kalan bireylerde terk edilmişlik hissi yaratmaktadır. TSSB her yaşta görülebilir, genç yetişkinlerde görülme olasılığı daha fazladır. Bunun nedeni bu yaş grubunun daha fazla travmatik olaya bilinçli maruz kalmasıdır. TSSB riski taşıyan meslek grupları arasında itfaiyeciler, polisler, askerler, acil servis çalışanları bulunmaktadır. (1) Depreme maruz kalan bireyler de gece uyurken sık sık irkilme, korkma, sürekli deprem olacakmış gibi hissetme, eve tekrar girememe, göçük altında kalan bireylerde niktofobi ve klostrofobi görülebilir. Sel felaketine maruz kalan bireyler de tekrar denize girememe, kıyı şehirlerinden taşınma, duş alırken korkma gibi travma sonrası tepkiler gelişebilir. TSSB için olayın bizzat birey tarafından yaşanmasına gerek yoktur. Olaya şahit olma, bir yakının başına gelmesi veya haber kanalları aracalığı ile travmaya maruz kalması sonucu da birey de travma sonrası stres bozukluğu görülebilir.

Hüseyin Binay (2016)’ın ‘’ SURİYE VE IRAK’TAN GELEN SAVAŞ MAĞDURU ÇOCUK VE GENÇ MÜLTECİLERDE TRAVMA SONRASI STRES BOZUKLUĞU DÜZEYİ’’ başlıklı makalesine baktığımızda Suriyeli ve Iraklı mültecilerde son 1 ayda yaşanan TSSB oranı %57.9, Hayat Boyu TSSB sıklığı ise % 58,9 olarak tespit edilmiştir. Mültecilerde yaş ilerledikçe, ailede ve arkadaşlarda kayıp oldukça, cinsel istismara maruz kaldıkça, patlamaya tanıklık ettikçe, şiddet gördükçe TSSB tanısı alma ihtimalinin arttığı görülmüştür. Savaş da bireyler Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşinin en alt iki tabasına bile sahip olamamaktadır. Yalnız olmayan bireyler için durum çok daha travmatiktir. Hem kendi güvenlikleri hem eş ve çocukların güvenliğini düşünmektedir. Savaş yüzünden göç eden mülteciler de gittikleri ülkede yaşadıkları ırk, din, dil gibi ayrımcılıklar da TSSB görülmesine yol açmaktadır. Uzun süre savaş bölgesin de kalan askerler için de TSSB riski çok yüksektir. Sürekli kendini ve bir bölgeyi savunma, koruma ve bu süreçte silah arkadaşlarını kaybetmiş olmak birey üzerinde travmatik bir etki yaratabilmektedir.

Anormal Psikolojide Vaka Çalışmaları (s. 118) kitabında Tecavüz travması sonrası TSSB yaşayan 20 yaşında genç bir kızın öyküsünden bahsedilmektedir. Burada kişide dikkat çeken ilk tepki akademik başarıda düşme, insan ilişkilerine karşı duyarsızlık ve uyku problemleri yaşamaktadır. Terapist ile görüşmesinde TSSB yaşayan bireylerde, olay anı ile ilgili görüntüleri sık sık görme tekrardan zihinde yaşama tepkisi bu öykü de karşımıza çıkmaktadır. Sıradan günlük işlerle meşgül olurken örneğin kitap okurken yaşadığı tecavüz ve saldırının canlı görüntüleri tarafından ele geçirildiğini söylemektedir. Uyku problemine bakıldığında ise uykuya dalmakta problem yaşamayıp, uyku esnasında sürekli kabuslar görmekte, tanımadığı siyah giyimli adamların ona zarar verdiği kabuslar gördüğü için uyanık kalma yolunu seçmiştir. Tecavüz vakalarında kendini suçlama, olayı anlattığında ona inanılmayacağı düşüncesi oldukça fazladır. Öyküde de aynı tepkiyi görmekteyiz. Tecavüze uğradığı eve gittiği için kendini suçlu hisseden, giyiminin buna sebep olduğuna inanan ve olayı anlatırken terapistine bile anlattıklarına inanıp inanmadığını sorgulamaktadır.

Yönetmenliğini Jim Sheridan’ın yapmış olduğu ‘Brothers’ adlı yapımda bir askerin Afganistan da yaşadığı savaş, maruz kaldığı patlamalar ve ağır yaralanması sonucu uzun bir tedavi gördükten sonra yaşadığı travma sonrası stres bozukluğu anlatılmaktadır.


KAYNAKÇA

  • Binay, H. (2016). Suriye Ve Irak’tan Gelen Savaş Mağduru Çocuk Ve Genç Mültecilerde Travma Sonrası Stres Bozukluğu Düzeyi. (Yayınlamış yüksek lisans tezi). Hasan Kalyoncu Üniversitesi, Gaziantep.
  • Demir, M. (2008). Çocuk Ve Ergenlerin Cinsel İstismarı Sonrasında Akut Stres Bozukluğu Ve Travma Sonrası Stres Bozukluğu Özelliklerinin İncelenmesi. (Yayınlanmış uzmanlık tezi). Uludağ Üniversitesi, Bursa.
  • Türkiye Psikiyatri Derneği, Travma Sonrası Stres Bozukluğu. 17.08.2021 tarihinde https://psikiyatri.org.tr/halka-yonelik/28/travma-sonrasi-stres-bozuklugu adresinden erişildi.
  • Oltmanns, T. F., Martin, M. T., Neale, J. M., Davison, G. C. (2018). Travma Sonrası Stres Bozukluğu: Tecavüz Travması. M. Şahin ve G. Sarısoy (Ed.), Anormal Psikolojide Vaka Çalışmaları (10. Basım) içinde (s. 118-131). Ankara : Nobel Akademik Yayıncılık.
  • Perry, B. D., Szalavıtz, M. (2018). Tina’nın Dünyası. Z. Abat (Ed.), ( B. S. Haktanır, Çev.). Köpek Gibi Büyütülmüş Çocuk (7. Baskı) içinde (s. 29-58). İstanbul: Koridor Yayıncılık.
  • 1Javidi, H. Ve Yadollahie, M., Post-travmatic Stress Disorder. Int J Occup Environ Med, 2012. 3: s. 2-9.
  • Öztürk, M. O., Uluşahin, N. A. (2020). Örselenme yada Zorlama Etkisine Bağlı Bozukluklar. Ruh Sağlığı ve Bozuklukları. (16. Baskı) içinde ( s. 380-389). Ankara: Nobel Akademik Yayıncılık.