Bu deneyden bahsetmeden önce bilmemiz gereken bazı noktalar vardır. Bunlardan biri John Watson’un kim olduğu, diğeri de davranışçılığın ne olduğudur. J. Watson, psikolojide davranışçılık ekolünün öncüsü olarak bilinen bir psikologdur. O, psikolojinin nesnel bir bilim olması için zihin, ruh, bilinç, güdü gibi ölçülemez kavramları ele almayı bırakıp davranış gibi gözlenebilir olgularla çalışması gerektiğini öne sürmüş ve 1900’lü yılların başında davranışçılık ekolünü şahlandırmıştır. Zihin ve ruh gibi kavramları çalışmalarından ekarte ettiği için hayvanlar üzerinde yapılan çalışmaların insanlara genellenebilir olduğu iddiasıyla birçok eleştirinin odak noktası olan Watson, aynı zamanlarda insanları birer makineye benzetmektedir. İnsan davranışlarının tamamını uyarıcı-tepki ilişkisi üzerinden inceleyip yorumlamaktadır. Böylelikle insan davranışlarının nedenlerinin bulunabileceğine ve daha tahmin edilebilir olabileceğine işaret eder. Watson’un nöroloji, fizyoloji ve biyolojiyle alakalı çalışmaları bulunmaktadır. Aynı zamanda psikoloji bilgilerini reklamcılık alanına uyarlayarak insanların satın alma davranışlarını incelemiştir.
Davranışçılık, psikolojinin doğa bilimlerinin yöntemlerine en çok başvurulan formudur. Bu forma göre psikoloji kendisini gözlenebilir olanla, yani davranışla sınırlamak zorundadır. Çünkü içgözlem çok sübjektif olduğundan doğruluğuna güvenilemez. Davranışçılık, kaslarla ilgili hareketlerin ve iç salgı bezlerinin salgıladıklarının canlının çevresine ayırt edici tarzda yanıt verebilme yeteneğine kanıt oluşturduğunu düşünür. İnsanın zihninin doğuştan bir birikime sahip olmadığını ve çevrenin etkisiyle biçimlendiğini ifade eder. Organizmanın bütün davranışlarının temelinde öğrenmenin yattığını ileri sürer. Öğrenmenin ise yalnızca organizmanın davranışlarında kalıcı bir değişiklik meydana geldiğinde gerçekleştiğinin anlaşılabileceğini ve karmaşıklığı fark etmeksizin tüm öğrenmelerin aynı basit kurallarla açıklanabileceğini söyler. Uyarıcı- tepki, alışkanlık edinimi ve alışkanlık bütünleşmesi gibi kavramlar üzerinde çalışmalarını gerçekleştirir.
Küçük Albert Deneyi
Watson, heyecan kavramını belirli bir uyarana verilen fiziksel bir tepki olarak tanımlamıştır ve ona göre bebeklerin üç temel heyecan tepkisi vardır: öfke, sevgi ve korku. Bu temel davranışların ise diğer heyecan tepkilerinin öğrenilmesine aracı olduğunu söylemiştir. Watson da bu temel tepkilerin mutlak uyaranları olmadığını ve farklı uyaranlara koşullanarak öğrenilebilir bir deneyim olduğunu söylemiş ve bu fikrini deneye dökmüştür.
Albert deneye başlanırken 9 aylık bir bebektir. Deneye başlamadan önce Albert’e ön test yapılır. Beyaz bir fare, tavşan, maymun, maskeler gibi uyaranlara maruz bırakıldığında Albert’in tepkilerine bakılır. Albert, bu uyaranlara hiçbir korku tepkisi vermemiş, bunları sevmiş ve oynamıştır. Böylelikle çocuğun doğuştan bir korkusu olmadığı kesinleşmiştir.
Deneyin bir sonraki aşamasında Albert, koşulsuz bir uyaran olan yüksek sese maruz kalmıştır. Yüksek sesin koşulsuz bir uyaran olmasının sebebi ani ve yüksek olan seslerin tüm insanlarda irkilme tepkisi yaratmasının beklenmesidir. Bu yüksek sesin kaynağı metal bir çubuğa vurulma sesidir. Albert de bu sese ağlama, irkilme ve korkma tepkilerini vermiştir. Verdiği tepkiler ise koşulsuz tepkidir.
Deneyin bir sonraki aşaması Albert 11 aylık olduğunda başlamıştır. Daha önce fare ile aynı ortama sokulduğunda korku tepkisi göstermeyen çocuğa, 1 hafta arayla üç aşamada fare yaklaştığında koşulsuz uyaran olan yüksek ses verilmiştir. Toplam 7 kez bu eşleşme yapılmıştır. Yapılan eşleşmelerden sonra Albert’e yalnızca beyaz fare gösterilerek korku tepkisi test edilmiştir. Yalnızca fare gösterilmesine rağmen çocukta irkilme, korkma ve ağlama tepkileri gösterdiği gözlemlenmiştir.
Watson, verilen bu koşullu tepkinin farklı nesnelere genellenip genellenmediği merak etmiştir. Bu sebeple beyaz bir tavşan ve deney öncesi gösterilen diğer uyaranları tekrar çocuğa sunmuştur. Ancak öncesinde olumsuz bir tepki vermeyen Albert, koşullanma sonrasında korku tepkisini diğer nesnelere de genellemiştir ve bu uyaranlara da korku ve ağlama tepkilerini göstermiştir.
Öğrenilen bu tepkinin zamana duyarlılığını test etme amacıyla koşullanmanın bir ay sonrasında tekrar Albert’e bu uyaranları sunmuştur. Çocuk, bir ay sonrasında da bu uyaranlara koşullu tepkisini sürdürmeye devam etmiştir.
Küçük Albert deneyinin temel amacı, insanların verdikleri ve en doğal gözüken tepkilerin bile öğrenilmiş tepkiler olduğunu kanıtlamaktır.
Küçük Albert Deneyinin Psikolojiye Katkıları
Bazı çalışmalar etik anlamda birçok tartışmanın odak noktası olsa da bilime katkıları olduğu göz ardı edilemez. Watson’un bu deneyi de o çalışmalardan biridir. Watson, Albert deneyi ile fobik tepkilerin öğrenme yoluyla açıklanabileceğini deneysel yolla göstermiştir. Bebeklik döneminden itibaren çevresel etmenlerin korku tepkisini ortaya çıkardığını ispat etmiştir. Ayrıca korkunun koşullanması ile oluşan bilginin diğer bilgilerden daha kuvvetli olduğunu göstermiştir. Bu deney, bugün hala duygusal koşullanmaya örnek göstermek için ilk akla gelen çalışmadır. Deney, fobilerin tedavisi ve bireyin sahip olduğu olumsuz duygusal koşullanmaların düzeltilmesi alanına büyük bir ışık tutmuştur. Bilişsel davranışçı terapi, davranışçı terapi ve bilişsel terapi gibi yöntemlerin gerek kurulmasında gerek ilerlemesine katkı sağlamıştır.
KAYNAKÇA
Schultz, D.P. ve Schultz, S.E. (1969). Modern Psikoloji Tarihi (8. Baskı). İstanbul: Kaknüs
Ciccarelli, S.K. ve White, J. N. (2015). Psikoloji- Bir Keşif Gezisi (3. Baskı). Ankara: Nobel
Kamacı, E. (2020). Korkularımızı Öğreniyor Muyuz? Küçük Albert Deneyi. PSİ’US Fikiryum Dergisi, (5), 11-13. Erişim adresi https://gencpsikologlar.com/wp-content/uploads/2020/11/combinepdf-1.pdf
Türkçapar, M.H. ve Sargın, A. E. (2011). Bilişsel Davranışçı Psikoterapiler: Tarihçe ve Gelişim. Bilişsel Davranışçı Psikoterapi ve Araştırmalar Dergisi, 7-14. Erişim adresi https://www.jcbpr.org/fulltext/77-1334216734.pdf
Sarıyer, N. (2019). Effect of Fear on Purchasing Sensitivity-A Netnographic Study. 4 th International Symposium on Innovative Approaches in Social, Human and Administrative Sciences, 4 (8), 271-276. https://doi.org/10.36287/setsci.4.8.050
Meritte, D. & Barger,W. Little Albert Experiment. Erişim adresi: http://achvak.com.s3-website.ca-central-1.amazonaws.com/yehonatancohen/littel.html