Ahlak Nedir?

Ahlak nedir? Bu soru felsefe, sosyoloji, psikoloji, eğitim, teoloji, hukuk, ekonomi, politika gibi disiplinleri ilgilendiren çok boyutlu bir sorudur. Ahlak, toplumca kabul gören ve davranışın kabul edilebilir olup olmadığı yargısında kullanılan bir davranış standardıdır şeklinde bir sözlük tanımı yapılabilir. Daha açık bir tarifle ele alırsak, ahlak bireyin ‘doğru ya da yanlış’, ‘yapılabilir veya yapılamaz’, ‘iyi ya da kötü’ davranışları ayırt edebilmesini sağlayan inanç ve değerler bütünüdür. Birey bu inançlarının çevresinde davranışlarını şekillendirir. Peki çocuklar bu ahlaki gelişime toplum tarafından erişmeden önce neye sahiplerdir? Bu konuyla ilgili 3 büyük felsefe öğretisi vardır.

1- St. Augustine: ‘İlk günah’ öğretisi. Bu öğretiye göre çocuklar günahkâr varlıklardır ve çevrenin etkisiyle yani müdahale yoluyla doğru ve yanlışı öğrenirler.

2- John Lucke: ‘Yansız (nötr)’. Ne iyidir ne kötüdür. Ailenin ve çevrenin etkisiyle çocuğun ahlaki gelişimin şekillendiğini söyler.

3- Jean Jaques Rousseau: ‘Doğuştan saf ve temiz’. Bir nevi ilk öğretinin tersidir. Çocukların iyi varlıklar olduğunu, onların yaptıkları ahlaki yönden kötü veya yanlış davranışların yetişkinlerden kaynaklandığını söyler.

-PİAGET’NİN AHLAK GELİŞİMİ KURAMI

 Piaget’ye göre ahlak kurallar sistemidir ve ahlaklılığın temelinde bireyin kurallar karşısında gösterdiği davranış ve hissettiği saygı bilinci oluşturur. Çocuklar kurallarla oyun ile karşılaşırlar. Yetişkinlerin uydukları ahlaki kurallar, çocuklar için oyun kurallarıdır. Oyun kuralları nesilden nesile hep aktarılmıştır, oyunun nasıl oynandığı, nasıl başladığı, kimin başladığı, kazanan ve kaybedenin nasıl belirlendiği gibi kalıplar bize çocukların kendi aralarında ki ilişkileri de yansıtır. Piaget çocukların kurallara saygı bilincini iki şekilde ele almıştır.

1-Kuralların pratiği: Çocukların oyun esnasında kuralları ne kadar dikkate aldıklarını, nasıl uyguladıklarını gözlemlemiş ve bu gözlemlere göre 4 tane ahlaki gelişim basamağı belirlemiştir. Bu basamakları kuralların uygulanmasına ilişkin basamakları olarak tanımlamıştır.

A-Saf motor ve bireysel basamak (0-3 yaş) : Bu dönemde motor becerileri ve bireysellik ön plandadır. Çocuk misketlerle kendi arzusu ve bedensel alışkanlıklarına göre oynar. Bedensel kurallar geçerli olup, ortak bir oyunun kuralları gözlenmez.

B-Ben merkezci (egosantrik) basamak (3-6) yaş : Büyüklerin oyunlarını gözlemleyen çocuk onların oynayış biçimlerine ve kurallarına göre oynamaya çalışır. Aslında çocuk sistemleşmiş kuralları anlayama çalışır ama yine de kendi kurallarına göre oynar. Oyun içerisinde ki en küçük değişikliği bile kural çiğneme olarak algılarlar ve Piaget bu evreye aynı zaman da ‘bağımlılık evresi’ de der. Kendine göre kazanan ya da kaybeden belirleyebilir. Piaget çocukların, yetişkinlerin oyunlarını yüzeysel olarak taklit ederek oynamalarına egosantrizm demektedir.

C-Ortak çalışmanın başlangıcı (7-10 yaş) : Çocuklar arasında artık kazanma ve kaybetme bir anlam ifade etmeye başlar ve hepsi kazanmak ister fakat bu kazanma yalnızca kurallar doğrultusunda olursa anlamlıdır. Bu nedenle her bir oyuncu birbirini dikkatlice izleyip kurallara uyup uyulmadığını kontrol eder. Kurallar üzerinden anlaşırlar, zaman zaman farklı kurallar da tartışabilirler ama kural olması her iki taraf içinde yeterlidir. Çocuklar yaşıtlarıyla bu etkileşimleri sonucu kurallar üzerinden anlaşma, başkasının fikrine saygı duyma, farklı bakış açılarını benimseme, empati kurma, yardımlaşma, dayanışma gibi duygularını öğrenip geliştirerek egosantrizmden uzaklaşırlar.

D-Kuralların kodlanması (11 ve sonrası) : Kurallar artık kanunlaşmıştır. Kurallara ilişkin farklı görüşler yoktur, uzlaşma vardır. Çocuk iş birliği ahlakı ile kurallara ilişkin bağımsızlığa ulaşır.

2-Kuralların bilinci: Çocuklar oynayacakları oyunların kurallarıyla ilişkili sorular sormuş ve buradan çocukların kurallara ilişkin anlayışlarını ve bilinç düzeylerini belirlemiştir. Kural bilincine ilişkin 3 adet gelişim basamağı vardır.

A- 1. Basamak: Bireysel ritüeller ve motor şemalar (0-4 yaş) : Başkalarını oyunlarını gözlemlediği sürece kendince ritüeller geliştirir, oyuncağı eline aldığında bir kuralı olduğunun farkında bile olabilir fakat bunu anlamak mümkün olmadığı için çocuğun kendi motor şemalarına göre oynadığını düşünebiliriz.

B- 2. Basamak: Kurallar kutsal ve dokunulmazdır (heteronomie) (5-9 yaş) : Egosantrik basamakta çocuk nasıl oynamak isterse öyle oynar ve daima kuralların böyle olduğunu iddia eder. Kendi oyununda kendi kuralları doğrudur. Kurallar onun için üst bir otorite tarafında konulmuştur ve kuralları izlemeksizin kutsal sayar, kendisinin de kurallara bağlı kaldığını düşünür. Kurallara mistik olarak saygı duyulur ama gerçekte görmezden gelinir.

C- 3. Basamak: Otonom kural anlayışı (10 yaş ve sonrası) : Artık kurallar değişmez yasalar olarak görülmez ve karşılıklı anlaşmalar sonucu kurallarda değişimler yapılabilir.