Ergenlerde Sosyal Medya Kullanımı

            Günümüz dünyasında ergenlerin çoğu boş vakitlerini ekran başında geçirmektedirler. Artan kentleşme, oyun alanlarının azalması, parkların küçük yaş grubu ya da genç yetişkinlik sonrasına ait yürüme yollarına dönüşmesi. Ergenlerin ara sınıf olarak seçeneklerini kısıtlamaktadır. Ergenlerin bilgisayar başında vakit geçirmelerinin olumlu ve olumsuz yanları vardır.  Olumsuz yanlarından ilk gözümüze çarpan alışık olduğu hayat tarzının değişmesidir. Sokaklarda oyun oynayan, bedensel aktivitelerle dolu bir çocukluk sonrası ekranla tanıştığında ergen buranın daha kolay ulaşılabilir olduğunun farkında varır. Bunun yanı sıra sosyal medya üzerinden, oynadıkları oyunlar vasıtasıyla arkadaşlık kurmaya başlarlar. Her zaman arkadaşlık ilişkilerinin arasında bir ekran olan ergenler, sosyal hayata karıştıklarında kendilerini ifade etmede zorluk yaşayabilirler.  Ergenlerin okullarda kendi aralarında konuşulan konuların birçoğu sosyal medya üzerindendir. Oynadıkları oyunlar, kullandıkları sosyal medya platformlarında ki şakalar vb. konuşma konularını oluşturur. İnternet kullanmayan, sosyal medya da var olmayan akranları da belli bir süre sonra ayak uydurmak için kullanmaya başlayabilirler.

Ergenlerin sosyal medya da açtıkları hesaplara göz attığımızda, bazılarının kimliklerini farklı yansıttığını, olmak istedikleri kişiyi gösterdiklerini ya da sakladıkları kimliklerini orada özgürce kullandıklarını görüyoruz. Bu bazı durumlar için olumlu olabilir. Örneğin ; Resim yapmaktan hoşlanan ama bunu çevresiyle paylaşmayan, beğenilmeyeceğini düşünen ergen, sosyal medyada çizdiği resimleri kimliğini açık etmeden rahatça paylaşabilmektedir. Bu zararsız olabildiği gibi içinde ki karanlık, saldırgan ya da sapkın tarafını sosyal hayatta gizleyen ergen, sosyal medya platformunda bir kontrol mekanizması olmamasından kaynaklı kişiliğinin bu tarafını besleyebilir. Erikson’un psikososyal gelişim kuramında 5. Basamak olan gelişim evresi (12-19 yaş), kimlik kazanımı karşısında kimlik karmaşası yaşanır. Bu dönem de ergenler hem fiziksel olarak hem de duygusal olarak çok hızlı bir değişim geçirirler. Bu dönemin diğer bir adı da adölesan dönemidir. Ergen bu dönemde kinliğini kazanmaya çalışırken aileden daha çok arkadaş çevresini önemsemektedir. Günün büyük bir kısmını ekran başında geçiren ergenler, arkadaşlarının gönderilerini takip ederler.

Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) Hane halkı Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması 2019 yılı verilerine göre, Türkiye’de 16-74 yaş grubundaki kişilerde internet kullanımı bir önceki yıla göre %2,4’lük bir artış göstererek %75,3’e yükselmiştir (TÜİK, 2019). Ayrıca TÜİK tarafından yapılan aynı araştırmanın 2016 yılı raporuna göre, internet kullanım amaçlarının ilk sırasını %82,4 ile sosyal medya kullanımı oluşturmaktadır (TÜİK, 2016).

            Ergenlerin sosyal medya kullanımının olumlu yanlarından biri ise, günlük hayatlarında fırsat bulamayacakları ilişkileri kurmaları, dünyanın birçok yerindeki bireylere ulaşabilmeleri. Yeni teknoloji ve haberleri kolayca takip edebilmeleri, bilgiye çok hızlı ulaşıp meraklarını doğru bir şekilde giderebilme şansları vardır. Sosyal medya sayesinde yeni hobiler edinebilir, sahip olduğu yetenekleri geliştirebilmektedir. Maddi olanaklarının yetersizliği nedeniyle hayalini kurup gezip göremedikleri yerleri sadece kullandığı internetin cüzi bir bedelini ödeyerek istedikleri yerleri görme imkânına sahip olan bireyler dünyanın neresinde olursa olsun orada yaşayan akranlarıyla iletişim kurma imkânına da sahip olmaktadırlar. Bu sayede farklı ülkelerde yaşayan insanlarla kurdukları sanal iletişimle yabancı dil gelişimleri de desteklenmektedir (Yıldırım, 2014).

            Ergenler sosyal medyadan ne kadar keyif alıyor olsalar da belli noktalarda farkında olmadan zarar görüyorlar. Haberlere ve yeni gelişmelere bu kadar hızlı ulaşan ergenler, bilgiye erişimin hızı gibi, duygu durumlarında da bu hızı hissedebiliyorlar. Sosyal medyanın aşırı kullanımı ergenleri birçok psikolojik problemle karşı karşıya bırakabilir. Özellikle kız ergen grubunda bedenin değişimi, kilo alma, verme, göğüslerin büyümesi, kıllanmanın artışı gibi nedenler bedeni yabancılaştırırken, sosyal medyada gösterilen standart güzellik, beden memnuniyetsizliği yaratmaktadır. Ortaya çıkan negatif duyguyu yok etmek adına kendilerinden daha az cazip kişilere yönelerek kıyaslama yapmaya başlamaktadırlar.

            Peki bu kıyaslama da kendilerinden daha cazip kişileri gördüğünde ne oluyor? Sosyo-ekonomik durumu daha yüksek, medya da görünümü daha mutlu kişiler ile kendilerini kıyaslama sonucunda depresif belirtiler artmakla beraber, benlik saygısı ve özgüvenleri azalmaktadır.

Kaynakça

Çiçek, E. (2019). Ergenlerde Sosyal Medya Kullanım Sıklığı Ve Özgüven Düzeyleri Arasındaki İlişkinin İncelenmesi. İstanbul.

Kaşıkçı, B. N. (2019). Ergenlerde Sosyal Medya Kullanımı İle Dissosiyasyon Ve Duygu İfadesi Arasındaki İlişki. İstanbul.

Kılınç, D. (2021). Ergenlerde Sosyal Medya Bağımlılığı, Aile Yaşam Doyumu Ve Psikolojik İyi Oluş İlişkisinin İncelenmesi. Antalya.

Türkel, Z. (2018). Ergenlerde Sosyal Medya Kullanımı, Yalnızlık Ve Yaşam Doyumu Arasındaki Yordayıcı İlişkiler. İstanbul.