Evrimsel Psikoloji Nedir?
Evrimsel Psikoloji, iki alt alanın birleşimidir. Bunlar evrimsel biyoloji ve bilişsel psikolojidir. Bilişsel psikoloji eylemlerimizin nedeninin zihinsel süreçler olduğunu ve zihnin bir bilgisayar gibi çalıştığını savunurken evrimsel biyolojiye göre insanlar yeryüzünde yaşayan diğer canlılarla aynı ve tek ana-atayı paylaşmaktadır. Bu iki alan, bir yapbozun iki parçası gibidir ve insanı anlamak istiyorsak iki parçaya da ihtiyacımız vardır.
Evrimsel psikoloji ise insanın sinir sistemi ile bu sistemin doğurduğu davranışların, evrimsel süreçlerin ürünü olduğunu ileri sürer. Buna göre insanlar doğal seçilimin ürünüdür. Evrimsel psikolojiyi bilişsel psikolojiden ayıran nokta, evrimsel psikolojiye göre içsel mekanizmaların, atalarımızın dünyaya yayılmasını, hayatta kalmasını ve üremesini sağlayan adaptasyonlar olduğu görüşüdür.
Evrimsel Psikoloji’nin Kuramsal Temelleri
Leda Cosmides ve John Tooby tarafından sunulan kuramsal ilkeler şu şekildedir:
- Beyin, doğal seçilim tarafından çevreden gereken bilgileri toplayan bir bilgisayardır.
- İnsan davranışı, evrim geçirmiş bilgisayarın çevreden topladığı bilgiler doğrultusunda, yine bu evrim geçirmiş bilgisayar tarafından meydana gelir. Davranışı anlamak için davranışı meydana getiren bilişsel programa bakmak gerekir.
- Beynin bilişsel programları adaptasyonlar, yani uyum sağlamış davranışlardır. Bu adaptasyonların mevcut olmasının sebebi geçmişte atalarımızın hayatta kalıp üremesini sağlayan türdeki davranışların ortaya çıkmasını sağlar.
- İnsan beyninin mevcut bilişsel programları şu an için adaptif olmasa da atalarımızın yaşadığı çevrede adaptiflerdi.
- Doğal seçilim, beynin herhangi bir alanına yönelik genel bir yapıya sahip olmak yerine özel amaçlara yönelik pek çok farklı programdan oluşmasını garanti eder.
- Beynin bu evrim geçirmiş bilgisayarca düşünme yapısını tasvir edebilmek, kültürel ve sosyal fenomenleri sistematik bir şekilde anlayabilmemize olanak sağlayacaktır.
Evrimsel Psikoloji ve Eş Seçimi:
Eş seçimi konusundan önce güzellik algısının evrimsel temellerine bakalım. Araştırmacılar için insanda çekiciliğin bireyin eş olarak değeri ve üreme başarısı ile doğrudan ilişkili olduğu kabul edilen bir görüştür. Eş seçiminde güzel bulunan unsurlara dikkat edilmesi Darwin’den beri bilinen ‘cinsel seçilimin’ temel mekanizmalarından biridir. Cinsel seçilimde seçilen eşin (genellikle erkek), seçen eşin (genellikle dişi) gözüne girmesi iki şekilde mümkün olur:
- Kendi hemcinsinizle savaşırsanız kazanma ihtimalinizi arttıracak boynuz, diş gibi silahlar geliştirmek,
- Yüksek gen kalitesini gösteren çeşitli ekler (tavus kuşunun kuyruğu, aslanın yelesi) veya kuşlardaki çekici şarkılar gibi özelliklerle donanmak.
Bir türün bireyleri, çekiciliklerini oluşturan özellikler ile şu üç mesajı verir:
- Sağlıklıyım, yani genlerim iyi.
- Bende östrojen (veya testesteron) fazladır, yani üreme potansiyelim fazla.
- Benden iyi anne-baba olur.
Dolayısıyla bireyin üzerinde taşıdığı ve gen kalitesini, üreme gücünü, eş olma kapasitesini ve sosyal değerini gösteren bu bilgiler, karşı cins tarafından doğru değerlendirildiği takdirde büyük bir avantaj oluşturacaktır. Eş kalitesini ortaya koyan bu bilgiler, karşı cins tarafından olumlu ve dolayısıyla çekici olarak algılanır.
Özetle, şu anki insan güzellik standartları bizim evrimsel geçmişimizin ürünüdür ve bireyler bilinçsiz olarak üreme güçlerini maksimum duruma getirecek eşler seçmektedir.
İnsanda Güzel Bulunan Özellikler
- Yüz Güzelliği
İnsan zihninde bir yüzün güzel olup olmadığı son derece hızlı algılanır ve işlemlenir. Bu güzellik algılayıcılarının her insanda doğuştan mevcut olduğu düşünülmektedir. Hatta üç aylık bebeklerin bile çekici bulunan yüzlere daha çok baktığına dair çalışmalar mevcuttur.
Güzel yüz, o kişinin sağlık durumu, doğurganlık durumu gibi konularda kişiye değerli bilgiler verir. Erkekte çekici yüzün hem güç ve sağlık hem de testesteron düzeyi hakkında bilgi verdiği ileri sürülmüştür. Bu bulguları desteklemek adına yapılan çalışmalarda çekici yüze sahip olanların stresli koşullarda kortizol düzeylerinin düşük olması ve yüksek östrojene sahip olmaları (hamile kalma potansiyeli açısından) gibi sonuçlara ulaşılmıştır.
Yüz güzelliğinin değerlendirilmesinde önemli olan etkenler:
- Simetri
- Ortalama oluş
- Maskülen veya feminen özellikler
- Düzgün cilt
- Genç görünüm
- Gözler
- Yüzdeki duygu ifadesi
Bu etkenlere göre simetrik yüzler, ortalama bir güzelliğe sahip olma, düzgün bi cilde sahip olma, büyük göze ve gözbebeğine sahip olma, duyguları ifade ederken mimiklerin çok kullanımı ve gülümsemek çekici bulunan özelliklerdir. Ek olarak, kadınlarda feminen özellikler olarak ince çene, dolgun dudaklar, ince kaşlar ve büyük gözler, küçük burun ve ağız-çene ucu mesafesinin az olması çekici bulunur. Erkeklerde ise maskülen özellikler olarak geniş burun, birbirine yakın ve derin gözler, başa yakın kulaklar çekici bulunmaktadır.
- Beden Güzelliği
Simetri konusu, yüzde olduğu gibi bedende de önemlidir. Simetrik vücutlar daha çekici bulunmakta ve vücut yapısı simetrik olanların daha fazla cinsel partneri olduğu bildirilmektedir.
Her iki cinsiyet için de kilolu olmak çekiciliği azaltan unsurlardandır. Özellikle medyanın etkisiyle uzun yıllardır zayıf ve ince bedenlerin çekici bulunduğunu gözlemlemekteyiz. Fakat medyada veya dergilerde gördüğümüz zayıf bedenlerin aslında normalin altında bir kiloya sahip olduklarını da görüyoruz. Çalışmalara göre kadınların güzel olarak gördüğü bedenleri erkeklerin zayıf bulduğu ve hafif kilolu bedenlerin daha çekici geldiği ortaya konulmuştur.
Aşırı kilo veya aşırı zayıflık üremeyi azalttığı ve amenoreye (adet görememe) sebep olabildiği için genlerin ileriki nesillere taşınmasını engeller.
Boy uzunluğu özellikle erkeklerde çekiciliği arttırır ve avantajlı duruma getirir.
- Davranış ve Tutumlar
Erkeklerde erkeksi özellikler, kadınlarda ise kadınsı özellikler çekiciliği artırmaktadır. Tam tersi durumlar ise azaltmaktadır. Kadınların özgüvenli, sevecen, koruyucu tavırda erkekleri çekici bulduğu, koordine ve simetrik yürüyüşün ise çekiciliği arttırdığı ileri sürülmektedir. Erkekteki kalın ses de çekici bulunmaktadır.
Hayvanlar aleminde süslü olan cinsiyet genellikle erkektir ve çocuğa yatırım ile süslenme arasında ters orantı vardır. Çünkü dişi, çocuğa odaklandığı için süslenmeye enerji ayırmaz ve hamileliği garanti altına aldıktan sonra süslenmeye zaten ihtiyaç duymaz. İnsan türünde ise süslenen cins genellikle kadındır. Makyajın çekiciliği arttırdığı ise araştırmalarda gösterilmiştir. Kırmızı rengin kadında çekiciliği arttırdığı da gösterilmiştir. Erkekler açısından da spor giyime göre casual giyimin, yani takım elbise giyilmesinin çekiciliği arttırdığı bulunmuştur.
Evrimsel Kökenli Biyolojik Aşk Kuramı
Evrimsel açıdan aşk, insanların başarılı üremesini sağlayan bir mekanizmadır ve yedi amacı vardır.
- Kaynak sergileme
- Sadakat ve koruma
- Bağlılık ve evlilik
- Cinsen yakınlık
- Üreme
- Kaynak paylaşımı
- Anababalık yatırımı
Aşkın ilk amacı kaynak sergilemedir, yani karşı cinsi kendine çekmek için karşı cins için arzulanan bazı kaynakları göstermek gerekir. Sıralama şöyledir: bir eşi kendine çekmek, o eşi elde tutmak, o eşle üremek, son olarak dünyaya gelen çocuklara ana babalık yapmak.
Kaynak gösterme açısından cinsiyetlere dayalı farklılıklar bulunmaktadır. Cinsiyetler eşit kaynaklara sahip değildir ve bazı kaynaklar belli bir cinsiyet için kıt olabilir. Erkekler açısından doğurgan olmak çekici algılandığı için kadın da doğurganlık kaynağını sergiler, mesela genç görünmeye çalışır. Erkekler ise zenginliklerini sergileyerek ileride yapabileceği yatırımları göstermiş olur.
Romantik ilişkilerdeki sadakat ve korumanın amaçlarından biri eşe olan bağlılığı garanti etmektir. Örneğin, kadının diğer erkeklerle çıkmayı bırakması veya erkeğin diğerlerinden gelen cinsel fırsatlara kayıtsız kalması gibi.
Aşk eyleminin amaçlarından birisi de evliliktir. Evlilik, kaynakların bağlanmasını garantiler ve çocuk doğurup büyütmek için bağ oluşturur.
Dördüncü amaç cinsel yakınlıktır. Cinsel yakınlık, kadınlardan çok erkekleri meşgul eder.
Üreme olmaksızın ilk dört işlev yerine gelmiş sayılmaz. Cinsel yakınlık ve üreme kadının üretici değerinin göstergesiyken, erkeğin de kaynaklarını (maddi destek, koruma) paylaşması, üreticiliğinin yerine getirilmesi olarak gösterilir. Erkeğin kaynak paylaşımı eşi ile çocuklarının yaşamı ve üreme başarısı için önemlidir.
Yedinci amaç anababalık yatırımıdır. Evrimsel yaklaşıma göre anababaların çocuklarına duyduğu sevgi çok önemlidir. Bu kurama göre iki birey tarafından dünyaya getirilen çocuklar bir eş bulup kendisi de üreyebilecek olgunluğa gelemezse, aşkın ilk altı amacı evrimsel olarak başarıyla tamamlanmış sayılmaz.
Özetle, evrimsel bakışa göre aşkın görevi, bu yedi amaca hizmet etmektir. Bu yaklaşımda cinsiyetler arası farklılığın önemli yeri vardır, bunun sebebi ise üreme başarısında cinsiyetler arası biyolojik sınırlılık farklılıklarıdır.
Kaynakça
Atak, H., Taştan, N. (2012). Romantik İlişkiler ve Aşk. Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar. 4(4), 520-546. https://doi.org/10.5455/cap.20120431
Eşer, E., Eşer, G. P. (2017). Güzellik Algılamasının Nörobiyolojisi ve Evrimsel Temelleri. Dusunen Adam The Journal of Psychiatry and Neurological Sciences. 2017(30), 368-388. https://doi.org/10.5350/DAJPN2017300412
Evans, D., Zarate, O. (2004). Evrimsel Psikolojiye Giriş. Türk Psikologlar Derneği Yayınları.