Günlük hayatta, birçok ses ile karşı karşıya kalırız. Sokaktan geçen bir arabanın sesi, dışarıdaki insanların konuşma sesleri… Ancak bunca sese rağmen bir arkadaşımızla sohbet ederken dışarıdan gelen seslere odaklanmadan o konuşmayı sürdürürüz. Bunun sebebi kokteyl partisi etkisidir. Kokteyl partisi etkisi, bir ortamda yoğun bir şekilde seslerin bulunduğu durumlarda, kişinin dikkatini belirli bir konuşmaya odaklama yeteneğini ifade eder. Örneğin, kalabalık bir kokteyl partisinde birçok konuşma ve gürültü arasında, birdenbire kendi adınızın geçtiğini duymak ve dikkatinizin oraya yönelmesi bu durumu açıklar. Bu terim, kişinin istemsiz bir şekilde, birçok ses arasından önemli veya ilgili olan sesi seçme yeteneği olarak tanımlanır. Bu, insan beyninin dikkatini seçici bir şekilde yönlendirebilme kapasitesini ifade eder. Peki bu terimi kim buldu?
Bu etki İngiliz bilim insanı olan Edward Collin Cherry tarafından incelenmiş olup hala da incelenmeye devam etmektedir. 1953 yılında yayınladığı çalışmalarında, Cherry, insanların çoklu sesler arasından önemsedikleri konuşmaları nasıl seçebildiğini ve dikkatlerini belirli bir konuşmaya nasıl odaklayabildiklerini incelemiş ve konu ile ilgili iki deney gerçekleştirmiştir. İlk deneyde Cherry, aynı kişi tarafından seslendirilen iki farklı sesli mesajı bir dinleyicinin her iki kulağına da gönderir. Dinleyicinin görevi mesajlardan birini kelimesi kelimesine tekrarlamaktır. Yani mesajları birbirinden ayırması gerekiyordur. İkinci deneyinde işler biraz değişir. Yine bir dinleyiciye aynı kişi tarafından seslendiren iki farklı sesli mesaj dinletilir. Ancak bu sefer her kulağa tek bir mesaj yollanır. Tahmin ettiğiniz gibi dinleyiciler ilk deneyde çok zorlanmışlardır. Dinleyiciler mesajları birbirinden ayırmayı başarana kadar defalarca dinlemek durumunda kalırlar. Ancak ikinci deneyde sorun ortadan kalkar. Dinleyiciler mesajları kolaylıkla ayırt edebilir hale gelirler. Cherry’ye göre bu durum, bir kulağımızı kullanarak bir ses kaynağına odaklanırken, diğerinden gelen sesleri reddedebilmemizden kaynaklanmaktadır.
Bir diğer çalışma ise D.A Norman’dan gelmiştir. Norman filtrelediğimiz bu seslere ne olduğunu anlatan bir makale yazmıştır. Bu makalede bu durumu ‘what-did-you-say’ fenomeni olarak isimlendirir. Her ne kadar dikkatimizi odaklasak da zaman zaman hepimiz konuşmadan koptuğu olmuştur. Bu tarz zamanlarda rutin kafa sallamalar ile konuya dahil olduğumuz görüntüsü vermeye çalışırız. Ancak adımızın anılması gibi ilgimizi çeken bir şey duyduğumuz zaman hemen konuya geri dönüp, “Ne dedin?” diye sorarız ve konuya kaldığımız yerden devam ederiz. Norman’a göre, kaçırdığınız konuşmanın parçalarını bulabileceğiniz geçici bir belleğimiz vardır. Ancak mesajlar bu bellekte çok kısa süre saklanır. Yani duyduğumuz ancak önemsemediğimiz sesleri beynimiz kısa süreliğine depolar. Bu esnada ihtiyaç olursa bu bilgiyi kullanır, olmadığı takdirde de siler. Yapılan bu deneylerle birlikte seçici işitsel dikkatin önemi vurgulanmış ve günlük hayatımızda da birçok zaman fark etmeden kullandığımız bu etkiyi anlamamız sağlanmıştır.
Kaynakça
Çağlar, S. (2023) https://www.matematiksel.org/kokteyl-partisi-etkisi-nedir/
Vikipedi, (2023). Kokteyl Partisi Etkisi.https://tr.wikipedia.org/wiki/Kokteyl_partisi_etkisi
Wood, N. L. ve Cowan, N. (1995). The cocktail party phenomenon revisited: Attention and memory in the classic selective listening procedure of Cherry (1953). Journal of Experimental Psychology: General, 124(3), 243–262. https://doi.org/10.1037/0096-3445.124.3.243