Beyin, insan vücudunun en karmaşık ve dinamik organıdır. Gelişen beyin, çevresel uyaranlara ve deneyimlere yanıt olarak sürekli bir değişim ve yeniden yapılanma süreci içindedir. Bu esneklik ve adaptasyon yeteneği, nöroplastisite olarak adlandırılır.
Nöroplastisite, sinir sisteminin yapısını, işlevini ve bağlantılarını yeniden yapılandırarak iç veya dış uyaranlara cevap verme kabiliyetidir ve bu, yaşamın her aşamasında, özellikle çocukluk ve ergenlik dönemlerinde, kritik bir öneme sahiptir.
Öğrenmenin ve Adaptasyonun Temel Mekanizmaları:
Nöroplastisite, öğrenme ve adaptasyon süreçlerinin temelinde yer alır. Beyin, yeni bilgi ve becerilerin edinilmesi sırasında sürekli olarak kendini yeniden organize eder. Bu yeniden organizasyon, yeni sinaptik bağlantıların kurulması ve mevcut olanların güçlendirilmesi yoluyla gerçekleşir. Örneğin, bir enstrüman çalmayı öğrenen bir kişi, bu beceriyi kazandıkça beyninde ilgili motor ve duyusal bölgelerde yapısal değişiklikler gözlemlenir.
Nöroplastisiteyi Artıran Etkenler:
-Alışılan hayatın dışına çıkmak ve farklı davranışlar sergilemek nöroplastik gelişmenin temelini oluşturan en önemli etkendir. Rutinin dışına çıkılarak yapılan faaliyetler nöronların yapısında değişimlere sebep olmaktadır.
– Bilinçli farkındalık ve meditasyon, beynin yapısal ve işlevsel değişikliklere uğramasına yardımcı olabilir (Holzel et al., 2011).
-Yeterli uyku, beynin yeni bilgileri ve anıları sağlıklı bir şekilde işlemesini sağlar ve nöroplastisiteyi destekler (Diekelmann & Born, 2010).
-Ağır depresyon dönemlerinde beynin hafıza ile ilgili bölgesinde nöronların bölünme sayısı çok azalmakta ve hafıza zayıflamaktadır. Yani beyin yeni koşullara göre kendini korumakta ve şekillendirmektedir. Basit, geçici psikolojik rahatsızlıklarda bile beyinde önemli değişmeler olmasına izin vermeden, birey kendisinin bu aşamaya gelmesini engelleyecek yöntemleri kullanmalı ya da bu aşamaya gelindiyse bile bu aşamadan çıkmak için istekli olup, bunu sağlayacak adımları atmalıdır. (Aydın, 2010).
Nöroplastisite, çeşitli alanlarda önemli uygulamalara sahiptir:
Rehabilitasyon: İnme veya travmatik beyin hasarı geçiren hastalar için, nöroplastisiteyi teşvik eden tedavi yöntemleri (fiziksel terapi, konuşma terapisi vb.) kullanılabilir.
Eğitim: Öğrenme yöntemleri ve öğretim teknikleri, nöroplastisite prensipleri göz önünde bulundurularak geliştirilebilir, bu da öğrencilerin daha etkili öğrenmelerini sağlar.
Psikoterapi: Depresyon, anksiyete ve diğer ruhsal sağlık sorunlarının tedavisinde, nöroplastisiteyi artıran teknikler (örneğin, bilişsel davranışçı terapi) kullanılır.
Yaş ve nöroplastisite bağlantısı:
Çocukluk döneminde nöroplastisite hızı yetişkinlik dönemine nazaran daha yüksektir, bu dönemde alınan eğitimlere, spor dallarına, müzik aletlerine ve öğrenilmesi istenen şeylere hızlı adapte olunabilmesi de bu yüzdendir.
Yetişkinlerde ise Nöroplastisite hızını arttırmanın birçok yolu vardır. Örneğin, Yeni dil öğrenme, yeni yerler keşfetme, olabildiğince farklı ortamlarda bulunup beynin her alanını çalıştırmak. Beyindeki hücreler arası bağlantı sayısı sabit olmadığından, yeni durumlara ve ihtiyaca göre değişkenlik göstermesi, şekillenebilmesi, mevcut hücreler arası bağlantıların aktivasyonunda değişiklikleri mümkün kılmaktadır.
KAYNAKÇA
Özocak, O., Gündüz Başçıl, S., & Gölgeli, A. (2019). Egzersiz ve Nöroplastisite. Düzce Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Dergisi, 9(1), 31-38. https://doi.org/10.33631/duzcesbed.446500
Diekelmann, S., & Born, J. (2010). The memory function of sleep. Nature Reviews Neuroscience, 11(2), 114-126.
Holzel, B. K., Carmody, J., Vangel, M., Congleton, C., Yerramsetti, S. M., Gard, T., & Lazar, S. W. (2011). Mindfulness practice leads to increases in regional brain gray matter density. Psychiatry Research: Neuroimaging, 191(1), 36-43.
Aydın, H., Yetkin, S. (2010). “Uyku: Yapısı ve İşlevi”. Sirel Karakaş. Kognitif Nörobilimler. İstanbul: Nobel Tıp, 281-300.