Borderline Kişilik Bozukluğu

Borderline (Sınırda) Kişilik Bozukluğu, insan ilişkilerinde, benlik algısında, duygulanımda dürtüselliği ve duygularını, davranışlarını kontrol etmekte güçlük yaşamayı içeren kişilik örüntüsünü ifade etmektedir. Genellikle erken erişkinlik döneminde ortaya çıkar ve kadınlarda daha çok görülür. Değişen toplum yapısıyla birlikte Borderline kişilik bozukluğunda artış görülmüştür. Bu kişilerin kendilerine yönelik benlik algısı sürekli değişim gösterir. Bir gün kendilerine yönelik algısı çok olumluyken, diğer gün çok olumsuz olabilir. Dolayısıyla sürekli uçlarda dolaşırlar. Kişiler arası ilişkileri de benzerdir. Bir gün birini göklere çıkarırken, ertesi gün yerin dibine sokarlar. Ve kalıba soktukları insanların kendi beklentisine yönelik hareket etmelerini beklerler. Örneğin birinin kötü olduğunu düşünüyorlarsa, öyle davranmasını isterler ve öyle davranması için ellerinden geleni yaparlar.

 Sürekli bağlanacak birini ararlar ve ilişki içerisindeyken yoğun terk edilme korkusu yaşarlar. Terk edilmeyi engellemek için intihara bile başvurabilirler. Öfke kontrol sorunu yaşarlar. Kendilerine ve başkalarına karşı saldırgan, zarar verici davranışlarda bulunabilirler. Dürtüsel davranırlar. Yani kişi olayların sonucunu düşünmeden hareket eder, davranışlarına limit koyamaz, isteklerini engelleyemez. Aşırı para harcama, kumar oynama gibi durumlar görülebilir.

 Genetik yatkınlık ve bebeklik döneminde özellikle annesiyle bağlanma stili risk faktörlerini oluşturur. Tutarsız anne veya çoklu anne sendromu Borderline kişilik bozukluğunun ortaya çıkmasına sebep olabilmektedir. Borderline kelime anlamı olarak ‘sınır’ anlamına gelmektedir ve bu kişiler psikozunda sınırındadırlar. Ayrıca Borderline kişilik bozukluğu depresyon, anksiyete, saldırganlık ve agresiflikle birlikte görülebilir.

 Kişiye Borderline teşhisi koyulabilmesi için aşağıdaki belirtilerden en az beşine sahip olması ve kişinin günlük yaşamının bundan anlamlı bir şekilde etkilenmesi gerekmektedir.

1)Gerçek ya da imgesel bir ayrılıp gidilmeden (terk edilmeden) kaçınmak için çılgınca çaba gösterme.

2)Gözünde aşırı büyütme (göklere çıkarma) ve yerin dibine sokma uçları arasında gelip giden, tutarsız ve gergin kişilerarası ilişkiler.

3)Kimlik karmaşası: belirgin ve sürekli, tutarsız bir benlik algısı.

4)Kendine kötülüğü dokunabilecek en az iki alanda dürtüsellik. (Örneğin madde bağımlılığı, tıkınırcasına yeme, dikkatsiz araba kullanımı gibi)

5)Yineleyici intihar davranışları, girişimleri ya da göz korkutmaları.

6)Duygu durumda belirgin bir tepkiselliğin olmasına bağlı olarak duygulanımda tutarsızlık.

7)Süreğen bir boşluk duygusu.

8)Uygunsuz, yoğun bir öfke ya da öfkesini denetlemekte güçlük çekme.

9)Zorlanmayla ilintili, gelip geçici kuşkucu düşünceler ya da ağır çözülme belirtileri.

 Borderline kişilik bozukluğu tanısı ancak bir profesyonel tarafından teşhis edilebilir. En etkin tedavi yöntemi psikoterapidir. Özellikle Diyalektik Davranışçı Terapi bu alanda başarılı bir tedavi yöntemi olarak görülmektedir. Ayrıca birlikte görüldüğü depresyon, anksiyete gibi durumların iyileştirilmesi amacıyla ilaç tedavisi kullanılabilir. Borderline kişilik bozukluğuna sahip insanlarla ilişki kurarken kişinin duygularını ifade etmesine izin vermek, hassas ve dikkatli davranmak, tedavi için zorlamamak, intihar tehdidine karşı duyarlı olmak önemlidir.

KAYNAKÇA

 Amerikan Pikiyatri Birliği, Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal El kitabı, Beşinci Baskı (DSM-5), Tanı Ölçütleri El Kitabı’ndan, çev. Köroğlu E, Hekimler Yayın Birliği, Ankara, 2013

 Kutlu, M. A. (2018). Borderline kişilik bozukluğu: Bir gözden geçirme. Medeniyet Araştırmaları Dergisi3(5), 11-20.

 Öğünç, N. E., & Eren, N. (2012). Borderline kişilik bozukluğu gösteren hastalarda psikodinamik grup psikoterapi sürecinin nesne ilişkileri üzerine etkileri. Journal of Psychiatric Nursing3(1), 30-37.

 Faraji, H. ve İpek, B. (2022). Borderline Kişilik Bozukluğunda Empati. Erciyes Akademi, 36(3), 1294-1313.

 Bozdağ, Y., & Yalçınkaya-alkar, Ö. (2018). Sınır (Borderline) Kişilik Bozukluğu: Bir Vaka Çalışması. Ayna Klinik Psikoloji Dergisi5(2), 43-58.