Kalbime döneceğim ama hangi yolla?

Çelişkiden ve kaygıdan kaçmak için deneyimlediğimiz her şey daha fazla çelişki ve kaygı olarak bize geri dönebilir. Biz insanlar önce duyguları olumlu ve olumsuz diyerek ikiye bölüyoruz sonrasında “hayat nedir?” sorusunun cevabını da olumlu duygulardan ibaret kılıyoruz. Ancak hayat bir bütündür. Biz ne kadar bölersek bölelim hayat duyguları da bir bütün olarak içinde barındırır.

İnsan çelişkiyi ancak kendi kalbine dönerek çözebilir.

Kızıl Ölümün Maskesi, Edgar Allan Poe

Bizler hayatın olumsuz duyguları içinde barındıran tarafından kaçmaya çalışırken kendinimizin de olumsuz diye tanımladığımız tarafından kaçıyoruz. Günden güne kendine yabancılaşan, kendinin uzağında ve ücrasında olan insan haline geliyoruz. Bu durumla benlik algımızda bozulmalar oluşmaya başladığı gibi hayatı anlamlandırma biçimimizin temeline dinamit koyuyoruz. İsmet Özel insanın bu durumunu Mataramdaki Tuzlu Su şiirinde şu dizelerle açıklıyordu aslında;

Uzak nedir?
Kendinin bile ücrasında yaşayan benim için
Gidecek yer ne kadar uzak olabilir?

Mataramdaki Tuzlu Su, İsmet Özel

Kendinin ücrasında yaşamak… İlk okuduğumda beynimden vurulmuşa dönmüştüm. Ne kadar ilginç bir tabirdi. Nasıl bir insan kendinin ücrasında yaşabilir ki diye düşündüm durdum ama aslında o kadar aşina olduğum ve o kadar gördüğüm bir durumdu ki bu. Aslında kişinin kendine yabancılaşmasını anlatmaya çalıştığım tüm o seanslarda ve atölyelerde anlatmak istediğim şey bu üç dizeden ibaretmiş. Baktığımız zaman hayat dediğimiz şey modern zamanda kendimizden bu kadar uzaklaşmış bizler olarak ücramızdan merkezimize giden yolculuğumuz değil mi? Şanslıysak bu yolculuğa çıkmışızdır. Peki ya bu yolculuğa çıkmayanlarımız?

Edgar Allan Poe’nin de dediği gibi “İnsan çelişkiyi ancak kendi kalbine dönerek çözebilir.” Peki biz kendimizden uzakken nasıl kendi kalbimize döneceğiz? Bu noktada İsmet Özel’in de şiirinde sorduğu soru devreye giriyor; “Kalbime döneceğim ama hangi yolla?”

Kalbime döneceğim ama hangi yolla?

of not being a jew, İsmet Özel

Kendimizden o kadar yabancılaşıyoruz ki artık kalbimize dönecek o yolu bulamıyoruz. Umarım sizler sevgili okur, bir an önce kalbinize dönen o yolu bulan ve yolculuğa çıkan insanlardan olursunuz.