Sevgi, “İnsanı bir şeye veya bir kimseye karşı yakın ilgi ve bağlılık göstermeye yönelten duygu olarak tanımlanabilmektedir. Sevgi kelimesi bazen içimizde hoş hislere sebep olurken bazen de nahoş bir tat bırakabilir. Her duygu gibi kişiye özeldir fakat hep olan ve olması gereken bir duygudur da aynı zamanda. Tek bir yönü yoktur. Psikolojik, sosyolojik, biyolojik ve kültürel açılarıyla hayatımızda yer alır. İnsanoğlu; sevgi üzerine birçok çalışma yapmış, üzerine düşünmüş, eserler kazandırmış ve sanatla var olmuştur. Pek çok adım sevgi üzerine atılmış ve üzerine sonu bilinmez heyecanlı hayaller kurulmuştur. Sevgi yalnızca adandığı olaya karşı iyi duygular beslemek de değildir. Çevresine de bu huzuru yansıtmaktır. “Sevgi, yalnız belli bir insana bağlılık değildir; bir tutumdur, kişinin yalnız bir sevgi nesnesine değil, bütünüyle dünyaya bağlılığını gösteren bir kişilik yapısıdır. Kişi yalnız bir tek insanı seviyor, başka her şeye karşı ilgisiz kalıyorsa, sevgisi sevgi değil, birlikte yaşamaya bağlılık ya da yaygınlaştırılmış bir bencilliktir.” der Fromm. Sadece tek bir kişiyle de bağdaştırılmamalıdır. Dünyaya bakışımızı da değiştiren bir tarafı da elbet vardır. Gördüğümüz gözler aynı, duyduğumuz kulaklar aynı olabilir fakat görüp duydukları aynı şeyler olmayabilir.
Peki bu sevgiyle iyileşmek mümkün müdür? “Tıpta yeri yoktur ama sevgi iyileştirir.” cümlesinden yola çıkarsak aslında tıpta da yerinin var olduğunu görebiliriz. Sevgi ve sosyal destek, stres hormonlarının seviyelerini düşürebilir. Birçok hastalığın başı olan stres seviyesinin düşüklüğü kişinin sağlığını olumlu yönde etkiler. Bağışıklık hücrelerinin etkinliğini artırabilir ve hastalıklara karşı direnç kazandırabilir. Sevgi ve destek, kan basıncını düzenleyebilir ve kalp-damar hastalıkları riskini azaltabilir. Güçlü sosyal bağlar, depresyon ve anksiyete riskini azaltabilir. Sosyal destek, ruhsal iyilik halini artırır ve duygusal dengeleri güçlendirir. Ayrıca tedaviye uyumu artırabilir ve tedavi sürecine olan bağlılığı güçlendirebilir.
Sevgi iyileştirir, evet. Eğer ki istenilen yerden geliyorsa birçok şeyi başarabilir. Bu sevgi karşıdaki insanda bir şeyleri harekete geçiriyorsa anlamı vardır. Ruhu ve bedeni sevgiyle beslemek iki türlü de olumlu gelişmeler gösterebilir. Kendimizi sevmek de bunun içindedir. Kendimize verdiğimiz değerle de birçok şeyin üstesinden gelebiliriz. Aslında bizim sevgiye ihtiyacımız da vardır bir taraftan. Maslow, ihtiyaçlar hiyerarşisinde sevgi ve ait olmayı önemli bir yere koymuştur. Sevginin tek başına değil de yanında destekleyecileriyle bir insana etkisi daha da olumlu olacaktır. Doğru yerde, doğru zamanda ve ihtiyacımız olan sevgiyi hissetme şansı bulabilme dileğiyle.
“Sadece şefkat iyileştiricidir. Çünkü insanın içindeki tüm
hastalıklar sevginin eksikliğinden kaynaklanır.”
Osho
KAYNAKÇA
Cacioppo, J. T., & Hawkley, L. C. (2009). Love and health: A review and theoretical model. Emotion, 9(3), 494–511. https://doi.org/10.1037/a0015727
Cohen, S., & Wills, T. A. (1985). Social support and health: A review. Psychological Bulletin, 98(2), 310–357. https://doi.org/10.1037/0033-2909.98.2.310
Fromm, Erich. Sevme Sanatı. Çeviren: Yurdanur Salman. Payel Yayınları, 2016
Kaba, İ. (2019). STRES, RUH SAĞLIĞI VE STRES YÖNETİMİ: GÜNCEL BİR GÖZDEN GEÇİRME. Akademik Bakış Uluslararası Hakemli Sosyal Bilimler Dergisi (73), 63-81.
Doğan, T. (2008). Psikolojik Belirtilerin Yordayıcısı Olarak Sosyal Destek ve İyilik Hali. Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Dergisi. (3), 30-44.