Çocuklara Savaşı Anlatmak Mümkün Mü?

Çocuk Hakları Sözleşmesi’nde

Her çocuğun temel yaşama hakkına sahiptir.”

maddesi bulunmaktadır.

Çocukların da dünyada olup bitenlerden, kendilerini etkileyecek durumlardan haberdar olmaya hakları vardır. Burada dikkat edilmesi gereken husus, çocukların ne kadar bilgiye maruz kaldıkları, edindikleri bilgilerde onları dehşete düşürecek ayrıntıların ne kadar bulunmasıdır.

Çocuklardan bir şey saklamamak, onların sordukları soruları görmezden gelmemek, “aman boşver” diyerek geçiştirmemek önemlidir. Çocuğun duygularını anlatması ve dinlenmesi onların kendilerini aktarmasına alan tanıyacaktır. Çocukların kendi duygularını ve bilgilerini aktarmasıyla aslında onların ne kadar bilgiye sahip olduğunu, hatta ne kadar doğru bilgiye sahip olduğunu öğrenebilir ve hangi noktalarda müdahale etmeniz gerektiğini fark edebilirsiniz.

Çocuklarla her konuda konuşulabilmektedir. Buradaki en önemli ayrıntı, her bilgiyi olduğu gibi bir yetişkine anlatır gibi anlatmamak, çocuğun yaşının ve soyut kavram bilgisini göz önünde bulundurmak gerekir. Çocuğun duygusal olarak üstesinden gelemeyeceği veya anlamlandıramayacağı kadar fazla ve detaylı bilgi çocuğun kafasını karıştırabilmektedir.

Günümüzde sosyal medya ile birlikte bilgi akışı hızlanmış, her an herkes her bilgiye erişebilmektedir. Bu durum özellikle çocuklar için bu konuda bilgi kirliliği açısından tehlike olarak görülmektedir.
Çocuklar sosyal medyada, haberlerden, okuldan, arkadaşlarından veya yetişkinlerin konuşmalarından parça parça bilgiler edilebilmektedir. Ebeveynler ve öğretmenleri olarak, onlarla yakın ilişki içerisinde bulunan yetişkinlerin buradaki görevi, çocuğun alması gereken kadar bilgiyi ona sunmaktır.

Savaş, gündemimizdeki en önemli konudur. Çocuklar da birçok haber, görüntü ve videoya şahit olmaktadır. Savaş olgusu çocuklar için soyut bir kavramdır ve zihinlerinde şekillenirken dikkat edilmesi gereken noktalar şunlardır;

  • Çocuğun zihninde soru işaretleri oluşturacak konuları başkalarından duyması yerine güvendiği insanlar tarafından duyması önemlidir.
    Televizyonda haberlerde savaşa denk gelindiğinde “Bu ne?”, “O çocuklar neden öldü?”, “Orası bombalandı ya burası da bombalanırsa?” gibi sorular çocukların savaş konusunda daha fazla bilgiye ihtiyacı olduğunu göstermektedir.
  • Güven ortamına dair vurgu
    Küçük çocukların savaşa dair bilgilere eriştiği durumlarda güven ortamının sağlanması gerekir. Ebeveynleri veya onlar için önemli kişilerin, çocuğun yanında olduğu, onunla birlikte güvende olduğu vurgulanmalıdır. Dünya genelinde çok fazla insanın bu gibi çatışmaları, kavgaları durdurmak için çalıştığı ve çabaladığı anlatılmalıdır.
  • Çocukların destekleme gücüne vurgu
    Büyük çocuklar ile ilgili olarak onların destekleme gücüne vurgu yapılabilir.
    Ülkelere yardım, destek, arkadaşlarına doğru bilgileri paylaşmak gibi davranışlar ile çocuklar desteklenebilir.
  • Taraf tutmadan, birine “iyi” diğerine “kötü” demeden iletişim kurmak
    Çocuklar önyargı ve ayrımcılığı deneyimleyerek, gözlemleyerek ve şahit olarak öğrenmektedir. Savaş konusu anlatılırken bir tarafın yanında olmak ve diğer tarafı kötülememek mühimdir.
  • Kurulan cümlelerde dikkat edilmesi gereken hususlar
    Savaşı anlatırken “düşman, biz-siz, iyiler- kötüler, mermi, ölüm, kan, can vermek, işkence çekmek, acılar içinde kıvranmak vb.” kelimeler veya açıklamalar çocuklar için zorlayıcı olabilmektedir. Mümkün olduğunca bu ve bu tarz açıklamalardan uzak durulması gerekmektedir.

Savaşın veya başka herhangi bir olgunun tek bir tanımı yoktur. Çocuğun yaşı, soyut kavram bilgisi, sosyal yaşantısı, kendi travmatik geçmişi anlatım esnasında dikkat edilmesi gereken bir noktaya işaret vermekte ve her çocuğa aynı metin aktarılamamaktadır.

Yetişkinler olarak çocukların biricikliğini göz önünde bulundurarak bilgi aktarmak en önemlisidir.